Sigara Bırakma

 

Sigarayı kolayca bırakmak için…

En kısa tanımla biorezonans; maddelerin yaydığı frekansların kullanımıyla, bedenin o maddeyle enerjetik bir yolla etkileşim kurması ve uyarılmasıdır. Almanya orijinli olan Quitt, biorezonans teknolojisi ile bağımlılıklardan kurtulma ve kilo vermeye odaklı özel bir terapi biçimidir. Bu terapi yöntemi aşılamaya da benzetilebilir. Terapide temel gaye; bağımlılık yapan veya alerjen etkiye sahip olan maddeye karşı bedende bir temizleme ve silkelenme hali oluşturmaktır. Birbirinin ayna görüntüsü olan iki frekansın, birbirini nötrleyeceği prensibini kullanan biorezonans tekniği sayesinde içilen sigaradan alınan frekans (elektromanyetik yayılım) elektronik olarak ters çevrilir ve oldukça düşük seviyeli elektromanyetik sinyaller olarak vücuda verilir. Gerçekleştirilen bu işlem tıpkı radyo sinyalleri gibi, bedene düşük frekanslarda yayın yapılması gibidir. Bağımlılığa yol açan maddenin frekans şablonunun ayna görüntüsü bedene verilir ve iki ters frekans şablonunun birbirini nötrlemesi sağlanır.

Bu açıklamalardan sonra Quitt biorezonans terapisi kısaca bağımlılık yaratan maddenin yaydığı frekans şablonlarının bedenden silinmesi olarak tanımlanabilir. Genellikle tüm bu işlem için 40-50 dakikalık tek seans yeterlidir. Uygulamada kişi rahatlama ve sakinleşme haricinde herhangi bir şey hissetmemektedir.

 

Quit-Smoking

Merkezimize sadece bir kez gelmeniz çoğu kez yeterlidir ancak; eğer zorlanıyorsanız destek seansına çağırılacaksınız Bunun yanında; 3 ay içinde alacağınız ikinci bir seans ücretsizdir.


 

 

Terapilerin Etkisi…

8 yıl boyunca gerçekleştirdiğimiz 10 bini bulan sigara bırakma terapisine bakarak, tüm bu seansların bedendeki nikotin isteğini net bir şekilde azalttığını ve esasen bedenin nikotine olan tanışıklık halini ortadan kaldırdığını söyleyebiliriz. Terapi sonrasında psikolojik bağımlılık neticesinde kişi sigara içmeye çalışsa da vücut sigara dumanına tepki vermez. Böylece kişi daha önceden aldığı keyfi ve bildiği tadı alamaz ki, böylelikle sigara içmenin anlamsız hale geldiğini bizzat deneyimler. Bu nedenle seanstan iki gün kadar sonra kişilerin sigara içilen ortamlara girmesini bilhassa girmesini önermekteyiz. Zira kişinin yanında sigara içildiğinde, kişide herhangi bir sigara içme isteğinin oluşmaması bu terapinin ayırıcı özelliklerinden biridir.

Sigarayı bırakmak çok kolay…

Gerek psikolojik bağımlılık gerekse de uzun yılların getirdiği ağır fizyolojik bağımlılık olsun, yaptığımız terapilerden herkesin yararlanmasını öneriyoruz. Bu terapiler hamileler ve kalp pili kullananlar haricinde herkese uygulanabilmektedir. Sigarayı bırakmak isteyen kişide ağır hastalık olması, biorezonans seansına girmekte herhangi bir engel teşkil etmemektedir. Bağımlılık arttıkça rezonans terapilerinin etkisinin de artacağı söylenebilir. Uzun yılların fizyolojik bağımlılığına sahip olan kişilerde terapi etkinliği belirgin bir oranda artmaktadır.

Nikotin isteğinin azaltılması…

Nikotine olan istekteki azalma terapilerin en belirgin özelliği olarak görülmektedir. Sigara kullanımı devam ettikçe ve içilen sigara miktarı arttıkça nikotine olan fiziksel bağımlılık da doğru orantılı şekilde artar. Bağımlılık düzeyi yükseldikçe biorezonans terapisinin etki alanı da arttığından, terapinin tetiklediği temizlenme etkisi de artacaktır. Bir başka değişle terapinin etkisi, beden ne kadar yoğun kirlendiyse o derece belirgin hale gelmektedir. Önemli olan terapiden sonra bedenin yeterli miktarda temizlenmesi için desteklenmesidir.

 

Stresin azaltılması…

Bu terapilerde öne çıkan bir diğer etkiyse stres seviyesinin düşmesidir. Bu konuda daha detaylı bilgi için psikolojik problem üzerine yaptığımız terapilere bakmanızı öneririz. Bir biorezonans tekniği olan Quitt ile bedenin, dışardan verilen düşük enerji seviyeli elektromanyetik sinyaller sayesinde iletişime-rezonansa girmesi hedeflenir. Bu terapilerde genellikle 2 gün kadar süren bir uyum süresi söz konusudur. İki gün geçtikten sonra kişideki sigara içme arzusu devam ediyorsa mutlaka tekrar uygulama yapılması gerekir. Bir başka değişle iki günün ardından kişide fiziksel herhangi bir nikotin isteğinin bulunmaması, nikotin krizleri yaşanmaması beklenmektedir. Sigara içme arzusunun bazen gelmesi ancak çok kısa sürede ortadan kalkması normal süreçtir. Bu aşamadan sonra sigara dumanı kişiyi rahatsız etmekte, tiksinme hissi oluşturmaktadır. Kişi şayet sigara içerse artık eski bildiği tadı alamadığını, sigaranın eskiden olduğu gibi keyif vermediğini fark etmektedir. Zira kişinin bedeni sigara dumanına tepki vermekte ve sanki ilk defa sigara yakmış birisi gibi doğal bir tepki olarak kişi hemen sigarayı söndürmektedir.

Yapılan terapiler sigara isteğini azaltır. Sigarayı stres yaşamadan ya da fazla kilo almadan bırakabilmenizi sağlar.

Seans öncesi son sigaranızı içiyorsunuz…

Seansa girmeden önce her zaman içtiğiniz sigaradan bir tane içmenizi isteyeceğiz. Zira bu terapi, en son içtiğiniz sigara üzerinden yapılır. İçtiğiniz ve küçük bir cam tüpün içinde söndürdüğünüz bu son sigara, bedeninizden silinecek frekans örneği olarak kullanılmaktadır. Biorezonans veya aşılama ile yapılacak olan frekans silme işlemi, bu son içtiğiniz sigara üzerinden yapılmaktadır. Bu sebeple içeceğiniz sigaranın, her zaman kullandığınız sigara markası olması çok önemlidir. Buna uyulması durumunda terapinin etkinliği de artmaktadır.

Ya Bırakamazsam…

Her ne sebeple olursa olsun, ilk seans sonrasında sigarayı bırakamayanlara üç ay sonra ikinci bir seansı ücretsiz olarak veriyoruz. Bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz 10 bine yakın uygulama neticesinde edindiğimiz deneyimle, farklı zamanlarda uygulanan biorezonans seanslarının kişi üzerinde birbirinden oldukça farklı etkiler yarattığını söyleyebiliriz. Bu sebeple şayet ilk seansın ardından herhangi bir değişiklik hissetmiyorsanız birkaç gün sonra yeni bir seansa girmeniz önemlidir. Her seansın ne kadar etkili olacağı kendine özeldir ve seansla kişinin sigaradan ne oranda uzaklaşacağını önceden kesin olarak tahmin etmek mümkün değildir. Deneyimlerimiz neticesinde bedenin 2 günlük bir adaptasyon sürecine ihtiyaç duyduğunu göstermekte, bu iki günden sonra kişinin sigara içme isteğinde herhangi bir değişim yoksa muhakkak seansın tekrarlanmasını önermekteyiz ki, aynı seans aynı kişiye yapılıyor dahi olsa… Zira farklı zaman aralıklarında yapılan seansların etkisi birbirinden çok farklı olmaktadır. Bunun sebebi ise kişinin içinde bulunduğu zihinsel halidir ve bu zihin hali uygulamanın etkisini belirlemektedir. Kişinin seans sırasında rahatlayamaması veya zihin aktivitelerinin çok yoğun olması gibi durumlarda terapinin etkisi düşebilmektedir.

Ya Sigarayı Bırakmak İstemiyorsam…

Biolife Terapi olarak sunduğumuz farklı terapi çeşitlerinin ve uzun dönem desteğin hangi maksat doğrultusunda kullanılacağı, tamamen kişiye kalmıştır. Bir başka ifadeyle terapilerimiz sigarayı tamamen bırakmak için olduğu gibi, içilen sigara miktarını azaltmak ve bedenin temizlenmesine yardımcı olmak maksadıyla da tercih edilebilir. Ne var ki, bizim önerimiz sigarayı tamamen bırakmayı arzu etmeniz yönündedir. Sigarayı bırakmak içinse ilk olarak sigara bağımlılığı ile sigara içmenin verdiği keyif hissinin birbiriyle ilişkili olduğu kabul edilmeli, daha sonrasında da amaç bu bağımlılıktan tamamen kurtulmak şeklinde belirlenmelidir.

Bağımlılığı yüksek olan ya da sigarayı asla bırakamayacağından korkan kişiler için  özellikle öneriyoruz…
Bu sitedeki bütün yazıların izinsiz alıntı yapılması, açık olarak suç teşkil etmektedir. Bu sitede bahsedilen REZONANS TERAPİLERİ ile ilgili açıklamalar, hastalık tanımları ve vücudun enerji sistemiyle ilgili verilen bilgiler, dünyada yayılmakta olan bir entegratif/holistik (tamamlayıcı/bütünsel) sağlık akımının yansımalarıdır. Ancak, bu sayfalarda anlatılanlar; klasik tıbbi yöntemler, tıbbi tedaviler ya da tedavi önerileri değildir. Bu sayfaları okuyan herkesin, bu sayfada yazılanların tıbbi bilgiler olmadığını; bunun yanında Rezonans terapileri, biorezonans, QUiTT terapi, homeopati, elektrohomeopati, renk terapileri, Bach çiçekleri ya da aile dizimlerinin de bir “TEDAVİ OLMADIĞI”nı ve “HERHANGİ BİR TEDAVİYE ALTERNATİF OLMADIĞI”nı bilmesi önemlidir. Bahsedilen yöntemler, “tamamlayıcı ve destekleyici terapiler” kapsamında algılanmalıdır.
İletişime Geçin